Anahtar Parti

Anahtar Parti: “Hazır Giyimde Rekabet Gücü Alarm Veriyor – Türkiye Üretim Gücünü Kaybediyor”

Topal, Türkiye ekonomisinin en güçlü üretim kolonlarından biri olan tekstil ve hazır giyim endüstrisinin, yanlış politikalar ve yetersiz destekler nedeniyle ivme kaybına uğradığını söyledi. “Hazır giyimde rekabet gücü endeksinin 1989–2001 ortalamasının 149,7’den 2024’te 5,77’ye düşmesi, ekonominin en dinamik sektörlerinden birinin alarm verdiğini gösterme…

Yazar · Düzce Radikal

  • 17.10.2025 15:50

    Yayınlanma

  • 4 dk

    Okuma süresi

  • 1

    Okunma

Anahtar Parti: “Hazır Giyimde Rekabet Gücü Alarm Veriyor – Türkiye Üretim Gücünü Kaybediyor”

Topal, Türkiye ekonomisinin en güçlü üretim kolonlarından biri olan tekstil ve hazır giyim endüstrisinin, yanlış politikalar ve yetersiz destekler nedeniyle ivme kaybına uğradığını söyledi. “Hazır giyimde rekabet gücü endeksinin 1989–2001 ortalamasının 149,7’den 2024’te 5,77’ye düşmesi, ekonominin en dinamik sektörlerinden birinin alarm verdiğini göstermektedir,” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Düzce Topal, tekstil ve hazır giyim endüstrisinin sadece bir üretim alanı değil, Türkiye’nin sanayi kültürünün taşıyıcı omurgası olduğunu belirterek, bu alandaki erimenin istihdamdan ihracata kadar tüm ekonomiyi etkilediğini söyledi.

“Bu sektör yalnızca milyonlarca kişiye iş imkânı sağlamıyor, aynı zamanda Türkiye’nin küresel marka değerini temsil ediyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada, birçok üretici kapanma riskiyle karşı karşıya. Girdi maliyetleri artıyor, kur oynaklığı plan yapmayı imkânsız hale getiriyor, finansmana erişim neredeyse durma noktasında,” dedi.

Topal, özellikle enerji, hammadde ve işçilik giderlerindeki artışların üreticinin rekabet gücünü azalttığını, buna ek olarak yeşil mutabakat uyum maliyetlerinin de küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorladığını dile getirdi.

Düzce İl Başkanı Topal, özellikle depremden etkilenen illerde tekstil işletmelerinin yaşadığı zorluklara değindi. “Deprem bölgesinde sektöre özgü yeniden yapılanma modeli uygulanmadı. Gaziantep ve Kahramanmaraş başta olmak üzere birçok ilde konkordato ilan eden firma sayısı artıyor. Bu tablo, sanayicinin artık nefes alamadığını gösteriyor,” dedi.

Topal, 2018–2025 döneminde konkordato sayılarında tekstil sektörünün ikinci sırada yer aldığını hatırlatarak, “Türkiye’de üretim gücünün kalbi yavaşlıyor. Sanayici üretimi bırakmaya zorlanmamalı, tam tersine maliyetleri düşüren, yatırımı teşvik eden politikalarla desteklenmelidir,” değerlendirmesinde bulundu.

Topal, sektörün halen küresel ölçekte önemli bir oyuncu olduğunu ancak avantajını kaybetmeye başladığını ifade etti.
“2023 verilerine göre Çin yaklaşık 300 milyar dolar ihracatla açık ara lider. Türkiye ise yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla 6. sırada bulunuyor. SGK verilerine göre sektörün toplam istihdamdaki payı %6,5 civarında. Ancak bu tablo sürdürülebilir değil. Yüksek maliyet ve belirsizlik, ihracatta fren etkisi yaratıyor,” dedi.

Topal, pamukta net ithalatçı konuma düşülmesinin de stratejik bir hata olduğunu belirterek, “Pamuk üretiminde Harran, Amik, Çukurova ve Aydın ovaları devreye alınmalı. Verimli topraklarımız atıl durumda. Bu planlama yapılmazsa dışa bağımlılık daha da artacak,” dedi.

Anahtar Parti İl Başkanı Metin Topal, partisinin tekstil ve hazır giyim sektörünü yeniden güçlendirmeye yönelik çözüm önerilerini şu başlıklar altında paylaştı:

Fason üretim modelinden çıkış, özgün tasarım ve koleksiyon geliştirme, yurtdışında mağaza ve e-ticaret yatırımlarına destek verilmesi.

Tasarım ve Ar-Ge merkezlerine seçici teşvikler, üniversite-sanayi işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi, fuar ve yarışma desteklerinin artırılması.

Karbon ayak izini azaltan yatırımlara düşük faizli kredi-hibe mekanizmaları, organik ve geri dönüştürülmüş ürün üretimine yönelik finansal destek.

Lojistik merkezleri kurulması, demiryolu-liman bağlantılarının artırılması, organize sanayi bölgelerinde dijitalleşme ve süreç hızlandırma adımları.

Eximbank kredi-sigorta kapsamının genişletilmesi, KOBİ’lerin finansmana erişiminde kolaylık sağlanması, teşviklerde sadeleşme ve dijital rehberlik hizmetleri.

Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji giderlerinin azaltılması, yerli pamuk ve sentetik iplik üretiminin artırılması, SGK ve vergi indirimleriyle sanayiciye nefes aldırılması.

Küresel pazaryerlerinde rekabeti güçlendirecek eğitim ve teşvik programları, dijital dönüşüm odaklı KOBİ destekleri.

Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika pazarlarında ticaret ataşelikleri kurulması, serbest ticaret anlaşmalarının (STA) kapsamının genişletilmesi.

Sektöre özel meslek liseleri ve yüksekokullar açılması, sanayi içinde uygulamalı eğitim sisteminin yaygınlaştırılması, dijital ve sürdürülebilirlik becerilerinin geliştirilmesi.

Tekstil, hazır giyim ve hammaddeleri kapsayan Ulusal Rekabetçilik Stratejisi hazırlanması, sektörel paydaş platformlarıyla sürekli veri takibi yapılması.

İl Başkanı Topal, Türkiye’nin pamuk üretiminde yeniden ivme kazanması gerektiğini vurguladı.

“Harran, Çukurova, Amik ve Aydın ovalarında üretim planlaması yapılır, makineleşme artırılır ve AB kırsal fonları etkin kullanılırsa, pamukta yeniden ihracatçı konuma gelmemiz mümkündür. Bu sadece tarımsal değil, sanayi zincirinin yeniden inşası anlamına gelir,” dedi.

Açıklamasının sonunda İl Başkanı Metin Topal, sanayi politikalarının üretim ve ihracat temelli şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ülkenin emeğini ve sermayesini taşıyan sanayiciyi sektörü terk etmeye zorlamak yerine, maliyetleri düşüren, yatırımı ve ihracatı artıran, nitelikli istihdamı destekleyen akılcı politikaları hızla hayata geçirmek zorundayız.
Türkiye, üretimden koparsa refahtan da kopar. Anahtar Parti olarak bizim vizyonumuz net: Üreten Türkiye, güçlü Türkiye’dir.”

Topal, açıklamasını partinin sloganıyla noktaladı:

“Daha iyisi mümkündür. Yeter ki üretim planlı, adalet dengeli, rekabet akılcı olsun.”


Bu haberi paylaş

Sosyal medyada duyurun veya bağlantıyı kopyalayın.

İhbar bırakın

Bu habere dair görüntü, belge veya tanıklığınız varsa haber masamıza iletin.

Yorumlar

Üye veya ziyaretçi olarak yorum yazabilirsiniz.

Giriş yapmadan da yorum yazabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: En kısa zamanda Şam seyahati yapacağım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajı AK Parti’nin 25. yıl dönümü kutlamalarının yapıldığı günde verdiğini dile getiren Erdoğan, “Böylesi bir günde bir araya gelmek, bizim için gerçekten ayrı bir mutluluk. 25. yıl kutlamalarıyla birlikte da…

Yazar · Düzce Radikal

  • 17.08.2026 06:45

    Yayınlanma

  • 7 dk

    Okuma süresi

  • 8

    Okunma

Cumhurbaşkanı Erdoğan: En kısa zamanda Şam seyahati yapacağım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Röportajı AK Parti’nin 25. yıl dönümü kutlamalarının yapıldığı günde verdiğini dile getiren Erdoğan, “Böylesi bir günde bir araya gelmek, bizim için gerçekten ayrı bir mutluluk. 25. yıl kutlamalarıyla birlikte daha nice çeyrek asırlara inşallah yürüyeceğiz.” diye konuştu.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yakın zamanda imzalanan emniyet odaklı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya kritik bir ileti vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir ileti olmuştur. Bu konuda ben inanıyorum ki gerek Pakistan gerek Türkiye gerekse Suudi Arabistan, bu anlaşmadan çok çok kritik memnuniyetle ayrılmışlardır. Hayırlı olsun.”

ABD ile İran arasındaki sıkıntılı bir dönemde böyle bir anlaşmanın yapılmış olmasının dünya barışı için kritik bir ileti oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dünya barışına kritik bir ileti diyorum zira Türkiye barıştan yana tavır koyan bir ülke olarak Mekke’nin seçilmiş olması, bu barış için kritik bir safha olmuştur. İran ile ABD arasındaki süreçte barışın taraftarları olarak bizler de bunu devamlı vurguladık, devamlı barıştan yana olduğumuzu anlattık. Barıştan yana böyle bir süreci bilhassa kovalayan ülkeler olarak bizler de Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, bu barışın savunucuları olarak yerimizi aldık. Barışın savunucuları olarak da bundan sonraki süreçte yine bizler, barışı kovalayan ülkeler olarak bu yola devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Mekke Anlaşması’nın NATO’nun 5. maddesindeki savunma unsuruna benzerliği sorulan Erdoğan, “Bunu şöyle ibare edeyim. Malum NATO’nun 5. maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması halinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye’ye, Suudi Arabistan’a, Pakistan’a muhtemel, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, başka ülkelerin de Mekke Anlaşması’na katılımına ilişkin değerlendirmesinde, “Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an muhtemel. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, ‘Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır.’ dedik ve kapıyı net tuttuk.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır’a da kapısını açar.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, temennisinin bir an önce barışın gerçekleşmesi olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı’nın belirsiz kalmasının sıkıntı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Bu trafiği bir an önce açmak, dünya petrol trafiğini kısa zamanda açmak suretiyle inşallah dünyanın petrol trafiğindeki bu zengin akışı durdurmamak lazım. Biz buna taraftarız, İran aynı şekilde buna taraftar. Temennimiz, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ücretsiz olarak eğer açılırsa bu çok daha isabetli olacaktır. Ücretsiz olması, buradaki trafiği açmak noktasında çok hayırlı olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran’ın Körfez ülkelerine saldırıları karşısında Türkiye’nin tutumu sorulan Erdoğan, “Biz, buralarda kesinlikle savaştan yana değiliz, barıştan yanayız ama burada İsrail, bu savaşın baş aktörüdür. İsrail, burada savaşı devamlı teşvik etti, savaştan yana olmuştur. Savaştan yana olduğu için de burada diğer ülkeler çok bedel ödediler. Bunun da baş sorumlusu İsrail olmuştur.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasında yöntem bulma çabasındaki Katar ile Pakistan’ın arabuluculuğu rolüne ilişkin, her iki ülkenin de bu konuda kritik görevler üstlendiklerini, bundan sonraki süreçte de bunun devam edeceğine inandığını söyledi.

Erdoğan, “Hep beraber el ele vereceğiz, her şeyden önce Müslümanlar olarak birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkiler ve İsrail’in Suriye’ye saldırılarına ilişkin şunları dile getirdi:

“Suriye ile devlet mekanizmalarımız gayet güzel bağlantı içindeler, bu birlikteliği, bu beraberliği sürdürüyoruz. Suriye, bizim kardeşimizdir, Suriye’yi asla yalnız bırakmayacağız. Bu süreçte Suriye, kardeşlerinin kendisine olan ilgi ve alakasını görecektir, hiç endişe etmesinler.”

Türkiye’nin, Suriye’nin istikrarına yönelik desteğine ilişkin soruyu Erdoğan, “Oranın istikrarı için Türkiye’nin üzerine ne düşüyorsa biz bunu sonuna kadar yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.” diyerek yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesine giden süreçte Türkiye’nin rolüne ilişkin, “Elhamdülillah, bunu en güzel şekilde gerek Cumhurbaşkanı Şara gerek ilgili arkadaşlar gayet etkili biliyorlar. Üzerimize düşen neyse bunu sonuna kadar yaptık. Bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım.” ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Türkiye ziyareti ve iki ülke ilişkilerini değerlendiren Erdoğan, “Lübnan’a karşı yapılan bu saldırılar bizi ciddi manada üzmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile burada görüşmemizi yaptık. Bundan sonraki süreçte de Lübnan’a elimizden gelen yardım neyse bu desteği vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Erdoğan, Lübnan’da ABD’nin sürece desteğine ehemmiyet verdiklerini belirterek, “Bunu başarmak suretiyle Lübnan’ı bu yangın çemberinden kurtarmamız lazım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Lübnan’a saldırılarına ilişkin şunları kaydetti:

“Şu anda İsrail, saldırgan. Lübnan, şu anda devamlı İsrail saldırıları altında. Bir an önce Lübnan’ı bu saldırılardan kurtarmamız gerekiyor. Bu konuyu ABD ile görüştük, görüşmeye de devam ediyoruz. Bu meseleyi Sayın Trump ile Türkiye’yi ziyareti sırasında da görüştük. Elbette önümüzdeki dönemde de kendisiyle görüşmeye devam edeceğiz.”

İsrail’in Gazze’ye devam eden saldırılarına ilişkin sual üzerine Erdoğan, “Gazze’yi biz kendi başına bırakamayız. Üzerimize düşen vazife neyse Gazze ile ilgili olarak bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın son dönemde ikinci aşamasına geçilmesi için ateşkesin maddelerine bağlı kalmayı, Gazze’deki yönetimden taviz vermeyi, silahlarının toplanmasını kabul etmesine ilişkin, “Burada Hamas, elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail’den ise böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Onlar hala saldırgan tutumlarıyla Lübnan’a, Gazze’ye saldırmaya devam ediyorlar.” diye konuştu.

Trump ile İsrail’e ilişkin yaptığı görüşmelere değinen Erdoğan, “Trump’ın bu gelişmelerden rahatsız olduğunu görüyorum. Bizler de bu noktada her türlü uyarıyı yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Erdoğan, İsrail’deki siyasiler ile basında Türkiye’ye yönelik saldırgan tutuma ilişkin sual üzerine, “Bakın, sizinle savaşı konuşmuyoruz, barışı konuşuyoruz, dünya barışını nasıl temin ederiz, bunu konuşuyoruz ama Türkiye’ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa Türkiye, bu savaştan da çekinmez, kaçmaz, bunu da çok net ve net bir şekilde söylüyorum. Böyle bir şeyi yaşamak istemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Sudan ile ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sudan’daki gelişmeleri etkili görmüyorum fakat Sudan’a da her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Başkan ile ilişkilerimiz de çok etkili. Sudan’da gerçekten mutedil, ideal bir yönetim şekli söz konusu. Sayın Başkan, kısa süre önce bizim konuğumuz oldu ve kendisiyle görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Gerçekten Sudan’ın liderini, bu aşamada Sudan’a layık bir önder olarak gördüm.” dedi.

Erdoğan, Libya’daki gelişmelere ilişkin, “Libya ile ilişkilerimiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız. Bilhassa Libya’nın petrol rezervlerini beraberce değerlendirmekte Türkiye Petrolleri olarak biz de adımlarımızı attık, atıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, ABD ile ilişkilerle ilgili, “Şu anda elbette Sayın Trump’ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz. Bize F-35’lerle ilgili söz vermiştir ve bu sözün yerine gelmesi, Türkiye açısından ehemmiyet arz etmektedir, bu sözü bekliyoruz.” diye konuştu.

Türkiye ile ABD arasındaki en kritik dosyalar sorulan Erdoğan, “Dosyalar çok. Savunma sanayisiyle ilgili dosyalar var. Bunun yanında ticaret hacmi konusunda attığımız adımlar var. Atacağımız adımlar var.” dedi.

Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail’in yer almadığını vurgulayarak, “Biz, burada İsrail’i hiçbir şekilde masaya asla almış değiliz. Burada bizim muhatabımız Amerika’dır. Bu konuları Amerika ile görüşmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atarız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Moskova ile ilişkileriyle alakalı, “Rusya ile ilişkilerimiz gayet etkili. İlişkilerimizi devamlı telefon diplomasisiyle devam ettiriyoruz. İlgili bakan arkadaşlarım devamlı Rusya’daki muhataplarını ararlar, onlar da benim ilgili bakanlarımı ararlar. Böylece görüşmelerimizi sürdürüyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güçlü bir orduya sahibiz, güçlü bir jandarmamız var. Bu ordu, şu anda kendi içerisinde birlik ve beraberlik halinde hareket ediyor. Bu birlik ve beraberlik halinde hareket eden ordumuzun bu düzeni, bu kuruluşu herkesi gerçek manada kendi içinde sevindiriyor. Ordumuz birdir, beraberdir, bütündür ve yoluna da bu şekilde devam etmektedir. Politikayla askerimizin ilişiği yoktur.” dedi.

Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye ilişkileriyle ilgili soruları yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Biz, yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil ama Avrupa Birliği’ne devamlı söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de AK Parti iktidarını takibe devam edin. AK Parti ile Türkiye, çok daha güçlü yarınlara yürüyecektir, bundan kimsenin endişesi, şüphesi olmasın. Türkiye, inşallah yarına çok daha güçlü girecek ve güçlü bir şekilde de yürüyecektir. Dünya barışında Türkiye’nin konumu çok daha farklı olacaktır.” diye konuştu.

Arap dünyasına seslenen Erdoğan, “Hepsine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz, onların hepsini seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, iriyiz, aman birbirimizi kırmayalım, gücendirmeyelim, birlikte olmaya devam edelim.” ifadelerini kullandı.

⚠️ Telif Bildirimi
Bu haber TRT Haber Güncel kaynağından alıntılanmıştır. İçeriğin tüm hakları orijinal yayıncıya aittir. Haber, bilgilendirme amacıyla paylaşılmıştır. Orijinal habere ulaşmak için buraya tıklayın.

Bu haberi paylaş

Sosyal medyada duyurun veya bağlantıyı kopyalayın.

İhbar bırakın

Bu habere dair görüntü, belge veya tanıklığınız varsa haber masamıza iletin.

Yorumlar

Üye veya ziyaretçi olarak yorum yazabilirsiniz.

Giriş yapmadan da yorum yazabilirsiniz. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.