Kira Krizi Büyüyor, Anahtar Parti Gerçek Çözümü Sunuyor!
Topal, ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve konut arzındaki yetersizliğin hem ev sahiplerini hem de kiracıları mağdur ettiğini belirterek, “Ev sahipleriyle kiracılar birbirine düşürülmüştür. Bu tablo, devletin barınma politikasındaki çöküşün en açık göstergesidir,” dedi. Türkiye’de ev sahipliği oranının %55,8’e gerilediğini, kiracı oranının ise %2…
13.10.2025 04:45
Yayınlanma
1 dk
Okuma süresi
- Düzce Radikal
Yazar

Topal, ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve konut arzındaki yetersizliğin hem ev sahiplerini hem de kiracıları mağdur ettiğini belirterek, “Ev sahipleriyle kiracılar birbirine düşürülmüştür. Bu tablo, devletin barınma politikasındaki çöküşün en açık göstergesidir,” dedi.
Türkiye’de ev sahipliği oranının %55,8’e gerilediğini, kiracı oranının ise %28’e yükseldiğini ifade eden Topal, 2024 yılı itibarıyla 127.676 tahliye davası açıldığını, 34.366 kiracı icra dosyasının işlem gördüğünü hatırlattı.
Anahtar Parti Düzce İl Başkanı Topal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Konut krizinin geldiği nokta, yalnızca kiracıları değil, ev sahiplerini de ekonomik çıkmaza sürüklemiştir. Kiralar enflasyon karşısında eriyor, tahliye davaları yıllarca sürüyor, sosyal konut politikası neredeyse yok. Devlet vatandaşına taraf olmamalı, adaletin yanında durmalıdır.”
Topal, Anahtar Parti’nin çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
Topal, “Anahtar Parti olarak biz hem kiracının barınma hakkını hem de ev sahibinin mülkiyet hakkını birlikte koruyacağız. Devlet adaleti yeniden tesis edecek, vatandaşın cebindeki yükü hafifleteceğiz,” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Metin Topal, “Kira krizi sadece bir ekonomik mesele değil, toplumsal adalet sorunudur. Biz Anahtar Parti olarak adil kira, güvenli ev, onurlu yaşam için çözümle geliyoruz,” dedi.
İhbar bırakın
Bu habere dair görüntü, belge veya tanıklığınız varsa haber masamıza iletin.
Yorumlar
Üye veya ziyaretçi olarak yorum yazabilirsiniz.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Erken başlayan rekor sıcaklıklar, İsviçre Alpleri'nde görülmemiş buzul erimesine neden oluyor
Huss, İsviçre’de etkili olan sıcak hava dalgası ve Alpler’deki buzulların erimelerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Avrupa’da çok yoğun bir sıcak hava dalgasının yaşandığını belirten Huss, “Uzun vadeli birçok rekor kırıldı ve dahası son derece uzun sürüyor. Bilim, bu kadar yoğun ve uzun süreli sıcak hava dalgalarının yaşanmasını yalnızca in…
30.06.2026 05:11
Yayınlanma
3 dk
Okuma süresi
- Düzce Radikal
Yazar
2
Okunma

Huss, İsviçre’de etkili olan sıcak hava dalgası ve Alpler’deki buzulların erimelerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Avrupa’da çok yoğun bir sıcak hava dalgasının yaşandığını belirten Huss, “Uzun vadeli birçok rekor kırıldı ve dahası son derece uzun sürüyor. Bilim, bu kadar yoğun ve uzun süreli sıcak hava dalgalarının yaşanmasını yalnızca insan kaynaklı iklim değişikliğinin mümkün kıldığını açıkça gösteriyor. Gelecekteki senaryolar da bu hava türünün daha sık görüleceğini gösteriyor.” diye konuştu.
Huss, böyle bir sıcak hava dalgasının temmuz veya ağustosta beklendiğini fakat bu yıl biraz erken başladığını kaydetti.
“Normalde temmuz ve ağustos aylarının Avrupa’da en sıcak aylar olduğunu söylerdik fakat son yıllarda sıcak dönemlerin haziran hatta mayısta başladığını daha da fazla gördük. Özetle bu sıcak yaz döneminin bir uzamasını görüyoruz.” diyen Huss, bu uzun sıcak dönemlerin olumsuz etkilerinin artarak devam ettiğini söyledi.
Huss, sıcak hava dalgalarının tamamen yeni bir olgu olmadığına işaret ederek “Geçmişte de sıcak hava dalgaları yaşadık fakat iklim değişikliği her şeyi yeni bir seviyeye taşıyor.” diye konuştu.
Ortalama sıcaklıkların daha fazla seviyelerde seyrettiğini ve yeni rekorların kaydedildiği sıcak hava dalgalarının yaşandığını vurgulayan Huss, iklim değişikliğinin yanı sıra güneşin yer yüzeyine daha doğrudan tesir etmesi ve ısınmaya katkıda bulunması gibi faktörlerin fazla sıcaklıklara neden olduğunun altını çizdi.
Sıcaklıklar nedeniyle İsviçre Alpleri’ndeki buzulların daha süratli erdiğini söyleyen Huss, buzulların donmuş kar ve buzdan oluştuğuna ve sıcak olduğunda daha süratli eridiklerine dikkati çekti.
Huss, “Şu anda Alplerde benzeri görülmemiş erime oranları görüyoruz. Son günlerde buzulların olduğu bölgedeyim ve buzun kalınlığının ne kadar süratli azaldığını görmek gerçekten etkileyici. Sadece İsviçre’deki buzullar bile, buz ve kar kaybıyla gece gündüz her altı saniyede bir olimpik yüzme havuzunu dolduruyor.” diye konuştu.
İsviçre Alpleri’ndeki buzulların, yaşanacak son sıcak hava dalgasından önce dahi çok yetersiz durumda olduğunu belirten Huss, kar yağışının az olduğu bir kış mevsimi geçirdiklerini kaydetti.
Huss, “Mayısta ilk sıcak hava dalgasını yaşadık. Şimdi bu sıcak hava dalgası, zaten yetersiz olan bir durumun üzerine geliyor. Şu anda sürdürülemez kütle kaybının başladığı bir durumdayız. Bu vaziyet, mevsim için gerçekten erken. Bugünden itibaren yaz sonuna, özetle eylül sonuna kadar geçen her gün, yüzyıllar veya on yıllar önce oluşmuş buzulları sonsuza dek yok edecek.” ifadelerini kullandı.
Alplerdeki buzul kaybının gerçek anlamda endişe verici bir vaziyet olduğunu vurgulayan Huss, aşırı buzul kayıplarının yaşanacağı bir yıl daha beklendiğini vurguladı.
Huss, ellerinde ne kadar buzulun kaybedileceğine dair malzeme olmadığını dile getirdi.
Alplerdeki buzul kayıplarına dair uzun vadeli senaryoları değiştirmediklerini söyleyen Huss, uygulanan mevcut politikalarla, küresel düzeyde 2,7 derecelik bir ısınma beklendiğini ve bunun Avrupa’da daha fazla olacağını belirtti.
Huss, “Avrupa’da küresel ortalamadan daha güçlü bir ısınma var. Bu, gerçekten de tüm Alp buzullarının (2100’e kadar) yüzde 90’ının kaybına yol açacak ve bu vaziyet devam ediyor. Fakat küresel çapta koordineli bir çabayla 2050’ye kadar karbondioksit emisyonlarını sıfıra indirmeyi başarabilirsek Alpler’deki buzulların tahmini yüzde 25’ini kurtarabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Huss, Alpler’deki buzul erimeleri ve daha az kar yağışının İsviçre gibi ülkelerde kayak gibi kış sporlarını da etkileyeceğini vurgulayarak, ileride kayak yapmanın belki imkansız olmayacağının fakat sadece daha fazla rakımlı bölgelerdeki kayak merkezlerinin net kalabileceğinin altını çizdi.
⚠️ Telif BildirimiBu haber TRT Haber Güncel kaynağından alıntılanmıştır. İçeriğin tüm hakları orijinal yayıncıya aittir. Haber, bilgilendirme amacıyla paylaşılmıştır. Orijinal habere ulaşmak için buraya tıklayın.
İhbar bırakın
Bu habere dair görüntü, belge veya tanıklığınız varsa haber masamıza iletin.
Yorumlar
Üye veya ziyaretçi olarak yorum yazabilirsiniz.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
